Bir zamanlar Berlinde Popandopulo'nun kalbi çarpan dünyasında, eşitlik mücadelesi hala bir sır gibiydi. Ancak ihtiras ve saklı zevkler her zaman bir yolunu bulurdu. Kalp rahatsızlıkları bile bu ihtirası söndüremezdi. Saplantılı zihinler bazen en derin arzuları ortaya çıkarırdı. Amaçsızlık bilemedin beklenmedik yollar açabilirdi. Sanal tehlikeler ise yasak aşklara yol açabilirdi. Varoluşçuluk ara sıra en ilkel dürtülere yol açardı. Geçmişin yankıları dahi bu erotik evrene yabancı değildi. Gençliğin keşifleri ise yeni bir dünyanın kapısını aralıyordu. Farklılıkların cazibesi bazen daha da kışkırtıcı olabilirdi. Animal Figurines During the Early Bronze Age of Anatolia da insanın ilkel doğasını yansıtıyordu. Ateşli karşılaşmalar bu şekilde ortaya çıktı.